Gece yalnızları avlarken tek tek
Gözleri çakmak çakmak bir otobüs
Dibine tutmuş bir tava gibi
Cızırdayarak caddede ilerledi
İnsanlar peltemsi bir yumuşaklıkla
Rüyaların gerçekle öpüştüğü yerde
Korkular düşlerde saklı
Büyüye sarılı bir evrende
Kızılırmak gibi yorgun argın
Tembel bir geceye akıyordu
İsyancılar ayışığını beklerken
Horozların eskittiği gecede
Taşlıkta bir acı yel dolaşıyor
Yalnız kavağın yaprakları
Evrenin sessizliğinde
Gelenleri selamlıyordu
Ana kucağı gibi sıcak bir yazdı
Lacivert bir geceye
Kimsesiz bir ay doğuyor
İçgüdülere saklı gizler
Zamanın ellerin de
Ömrü bir hamur gibi yoğuruyordu
05.12.2005 / Ankara
